Mermer ailesi arasında büyüyen bir çatışma, dronla yapılan çekimlerin gündeme gelmesiyle daha da alevlendi. Olay, Hakan Kaplan tarafından 29 Nisan 2026 tarihinde kaleme alındı. Mermer, savcılığa yaptığı ifadede, evinin önüne gelen üç kişinin içeri girmeye çalıştığını ancak kapının açılmaması sebebiyle dışarıdan çekim yapmaya başladıklarını belirtti. Eşinin o sırada evde olmadığını dile getiren Mermer, yalnız kalmanın kendisini daha da huzursuz ettiğini ifade etti. Şahısların uyarılara rağmen çekim yapmaya devam ettiğini belirten Mermer, durumu polise bildirdi; fakat ekipler gelmeden olay yerinden ayrıldılar.
Mermer, dronla yapılan çekimlerin evin bahçe ve dış cephelerini kapsadığını, bu durumun özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğini düşündüğünü vurgulayarak, sorumlulardan şikayetçi oldu. Olayın diğer tarafında ise Zafer Murat Mermer, kendisine ait olan arazinin satış süreci kapsamında görüntü aldırdığını savunarak, herhangi bir ihlalin söz konusu olmadığını iddia etti. Ayrıca, babasının şikayetinin arazi satışını engellemeye yönelik bir girişim olduğunu öne sürdü.
Aile içindeki bu gerginlik, daha önce miras ve şirket ortaklığı konularında yaşanan hukuki süreçlerle de biliniyor. Şu anda yaşanan bu “dron krizi”, mülkiyet hakkı ile özel hayatın gizliliği arasındaki sınırların teknoloji çağında nasıl tartışmalı bir hale geldiğini gözler önüne seriyor. Mahkemenin vereceği karar büyük bir merakla beklenirken, baba-oğul arasındaki gerilimin kamuoyunda yarattığı etki de oldukça dikkat çekici.