Mısırlı üniversite öğrencisi Omar A., tatilini geçirdiği ülkesinden İstanbul’a döndüğünde, hayatına kaldığı yerden devam etmek için hazırlandı. Ancak Avcılar’daki dairesine vardığında, onu valizlerini yerleştirebileceği bir ev değil, avukatlar, polisler ve icra memurlarından oluşan bir kalabalık karşıladı. Omar A., aylık 8 bin liralık kirasını düzenli olarak ödediği evin, artık ev sahibine ait olmadığını ve icra yoluyla elden çıkarıldığını kapıda öğrendi. Bu olay, Türkiye’de mülkiyetin el değiştirmesi ve icra süreçlerinin, sorumluluklarını yerine getiren bir kiracıyı nasıl savunmasız bırakabileceğinin en çarpıcı örneklerinden biri oldu.
Olayın merkezindeki mülk sahibi Cengiz Aydın, uzun süre devam eden borçları nedeniyle apartmanın giriş katı ve üçüncü katındaki iki dairesinin mülkiyetini icra yoluyla kaybetmişti. Resmi süreç tamamlanmış, yeni sahipler belirlenmiş ve dairelerin tahliyesi için tebligatlar kapılara asılmıştı. Ancak bu durum, giriş kattaki kiracıya iletilmemişti. İcra ekipleri, tahliye tebligatını astığında Omar A. Mısır’da bulunuyordu. Resmi sürenin dolmasıyla birlikte görevliler, her ay kirasını eski ev sahibinin hesabına yatırmaya devam eden bir üniversite öğrencisi ile karşılaştılar. Tahliye ekipleri, apartman önünde süreci başlatırken, durumu anlamaya çalışan Omar A., “Ben üniversitedeyim. Nasıl böyle bir şey olabilir? Böyle bir durum Türkiye’de ve dünyada da yok” diyerek tepki gösterdi. Konuya müdahil olan alacaklı avukatı ise, “Kandırıldın. O kirayı ona vermen de yanlıştı. Eşyalarını alırsın.” diyerek durumu özetledi.
Omar A.’nın şaşkınlık ve itirazları sürerken, apartman sakinlerinden biri devreye girdi. Komşusu, “Bağırma. Ben sana zamanında o adama para verme dedim. Niye tartışıyorsun?” diyerek uyarıda bulundu. Ancak bu sözler, kiracıyı icra memurlarının karşısında yasal olarak korumaya yetmedi. Aynı dakikalarda, kendi dairesi de satılan eski ev sahibi Cengiz Aydın, apartman önüne geldi. Aydın, hukuki sürecin henüz tamamlanmadığını savundu. “Bu adamlar istinafta da aynı şeyi yaptılar. Ben istinaftan bozdum bunu. Mahkeme kararı yok. Buradan hakim olmadan bir taş bile çıkamaz,” diyerek durumu durdurmaya çalıştı. Ancak görevlilerin, satış ve tahliye işlemlerinin tamamlandığını gösteren belgeleri sunması üzerine Aydın’ın itirazları son buldu.
Hukuki prosedürlerin tamamlanmasının ardından tahliye işlemi başladı. Düzenli kira ödemelerine rağmen geçerli bir sözleşmesi kalmayan Omar A., polis ve avukatların önünde dairesinin boşaltılmasını izlemek zorunda kaldı. Öğrenci evinde bulunan koltuk takımından buzdolabına, çamaşır makinesinden televizyona kadar tüm eşyalar hızla apartman önündeki kaldırıma yerleştirildi. Saatler süren bekleyişin ardından, akşam saatlerinde kiraladığı nakliye aracıyla eşyalarını yükleyen Omar A., sokağı terk etmek zorunda kaldı. Eski ev sahibi Cengiz Aydın ise yaşanan olaydan sonra, evleri icradan satın alan kişi tarafından kandırıldığını iddia etti. İletişim kopukluğunu doğrulayan Aydın, ekonomik ve hukuki süreçlerin faturasını ödeyen kiracısının durumunu, “Ömer, kirasını bana gönderiyordu. Satıldığını komşumuzdan duyuyordu, ama kendisi burada değildi. Tebligat geldiğinde…” sözleriyle aktardı.