Hendek iş cinayeti davasında karar çıktı: İki patrona 16’şar yıl hapis

Sakarya’nın Hendek ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği, 127 kişinin de yaralandığı havai fişek fabrikasındaki patlama ile ilgili açılan davanın bugün görülen 8’inci duruşmasında karar çıktı. Mahkeme heyeti 7 sanığı, 6 yıl 8 ay ile 16 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezasına çarptırdı. Hasan Ali Velioğlu ise tutuklu bulunduğu süre göz önünde bulundurularak tahliye edildi.

Hendek iş cinayeti davasında karar çıktı: İki patrona 16'şar yıl hapis

Sakarya’da havai fişek fabrikasındaki patlamaya ilişkin davada 7 sanığa, 6 yıl 8 ay ile 16 yıl 3 ay arasında hapis cezası verildi. Sanık Hasan Ali Velioğlu, tutuklu bulunduğu süre göz önünde bulundurularak tahliye edildi.

Sakarya’da 7 kişinin hayatını kaybettiği, 127 kişinin ise yaralandığı havai fişek fabrikası patlamasına ilişkin aralarında fabrika sahiplerinin de bulunduğu 2’si tutuklu 7 sanığın yargılandığı davanın sekizinci duruşması görüldü.

Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen davada, Yaşar Coşkun, fabrika sorumlu müdürü Asiye Angın, fabrika müdürü ve genel ustabaşı Hasan Ali Velioğlu, genel ustabaşı Erşan Öztürk, iş güvenliği uzmanı Aslı Bozkurt sorumlu personel Ahmet Çağrıcı ve Ali Rıza Ergenç Coşkun hakkında ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 2’şer yıl 8’er aydan 22’şer yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istendi.

PATRONLARA 16’ŞAR YIL HAPİS

Duruşmanın bugünkü oturumunda sanıklar, ‘olası kastla insan öldürme’ ve ‘yaralanmaya neden olma’ suçları kapsamında ek savunma yaptı. Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Asiye Angın, Erşan Öztürk, Ahmet Çağırıcı, Aslı Bozkurt’un Taksirle öldürme suçundan ayrı ayrı 6 yıl 8 ay hapis cezasına, Hasan Ali Velioğlu’nun bilinçli taksir ile öldürmeden 12 yıl 6 ay hapis cezasına; Ali Rıza Ergenç ve Yaşar Coşkun’un 16 yıl 3 ay hapsine karar verdi.

Hasan Ali Velioğlu, tutuklu bulunduğu süre göz önünde bulundurularak tahliye edildi.

hendek-is-cinayeti-davasinda-karar-cikti-985996-1.;
Aileler, Velioğlu’nun tahliye kararına tepki gösterdi

DURUŞMA ÖNCESİ ARBEDE

Duruşma öncesi Sakarya Ağır Ceza Mahkemesi önünde bir araya gelen işçi aileleri ve avukatları içeri alınmak istenmedi. Duruşma salonlarının olduğu binanın önündeki kapıda bir süre arbade yaşandı. Ardından avukatlar ve işçi aileleri duruşma salonuna alındı.

hendek-is-cinayeti-davasinda-karar-durusmasi-basladi-985832-1.

‘UMUTLARIMIZI ÇÜRÜTMEK İSTEMİYORUZ’

Fabrika çalışanları ve patlamada hayatını kaybedenlerin yakınları da duruşma salonu önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Hayatını kaybeden işçi Sebahattin Tepeçınar’ın ablası Hatun Göktepe, “Aslında bugün söyleyecek çok bir şeyim yok. Söyleyeceklerimizi, Mahkeme sonucuna göre çıkışta söyleyeceğiz. Biz burada gerçekten bugün adaletin yerine gelmesini umut ederek geldik. Umutlarımızı çürütmek istemiyoruz. İnşallah istediğimiz gibi muhtemel kasttan cezaları okunursa bizim yüreğimizin alevi sönecek bugün” derken hayatını kaybeden Halis Yılmaz’ın kardeşi Merve Nur Yılmaz, “Biz artık ölüler için adalet aramak istemiyoruz. Bu dava, toprağın altındakilerin adalet, üstündekilerinin umut mücadelesidir” dedi.

hendek-is-cinayeti-davasinda-karar-durusmasi-basladi-985833-1.

DURUŞMADAN

Duruşmaya katılmak isteyen avukatların katılmasına sanık Asiye Angın ve Aslı Bozkurt kabul ederken diğerleri kabul etmedi. Sanık avukatları da avukatların katılma talebine itiraz etti ve avukatların katılma talebi reddedildi.

Yaşar Coşkun’un savunma yapmak için kürsüye çıktığı sırada bazı işçi yakınları duruşmayı terk etti.

AVUKATLAR BERAAT TALEP ETTİ

Sanık avukatları da yaptıkları ek savunmada, mütalaada müvekkillerine yöneltilen suçların unsurlarının oluşmadığını söyleyerek beraat talep etti.

Ali Rıza Ergenç Coşkun’un avukatı Ali Talip Çankaya, “Bilinçli taksirin bile olmadığı bir dosyada ‘olası kast’ ihtimalinden söz edilemez. Yapılan yargılamada adil olunmadığını söylemek zorundayız. Alınabilecek tüm önlemler alınmış. Biz, beraat beklerken ‘olası kast’ ile karşılaştık. Eğer bir ceza verilecek ise ancak ve ancak basit taksirden hüküm kurulabilir” dedi.

‘CEZA VERİLECEKSE ALT SINIRDAN HÜKÜM KURULSUN’

Coşkun’un diğer avukatı Mehmet Mangırlıoğlu da “Ortada olası kastı çağrıştıran bir eylem yoktur. Bu sebeple yazılı ve sözlü savunmalarda belirttiğimiz üzere, 77 yaşındaki, Yönetim Kurulu Başkanı olarak görülen müvekkilimizin beraatına karar verilmelidir. O yaşta, bir baba olarak fabrikaya gidip gelmektedir. İnsan bindiği dalı keser mi? Yumurtlayan tavuk gibi getirisi olan bir yerin bu şekilde berbat olmasına neden göz yumsun? Patlama hala teknik olarak izah edilemiyor. Bu sebeple üzücü olayda yeterli sağlıklı bilirkişi incelemesi yapılmadığı kanaatimizi tekrarlıyorum. Olsa olsa olayda basit taksirin unsurları vardır. Bilinçli taksirden ceza verilecekse bu alt sınırdan verilmelidir. Çünkü 77 yaşındaki insanın kaçacak yeri yoktur” diye konuştu.

Sanık Hasan Ali Velioğlu’nun avukatı Aydın Günaydın, “Patlamanın asıl nedeni tam olarak ortaya konulmamıştır. Eğer hürriyeti bağlayıcı bir ceza verilecekse alt sınırdan ceza verilmelidir. Olası kastın unsurları yoktur” dedi.

Aslı Bozkurt’un avukatı Rahşan Bengi Gezgin de müvekkilinin tüm suçlardan beraatını istedi ve eğer mahkeme aksi kanaatteyse lehe olan hükümlerin kullanılmasını talep ettiğini söyledi.

Asiye Angın’ın avukatı Özgür Bayraktar da “Müvekkilim, hiyerarşik olarak emir ve talimat yetkisi olan biri değildir. Bu sebeple bu davayla müvekkilimin illiyet bağı yoktur. Beraatına karar verilmesini talep ederim” dedi.

Ahmet Çağrıcı’nın avukatı Mustafa Güçlüler de “Mahkeme ceza verme yoluna gidecekse müvekkilimin samimi beyanları dikkate alınmalıdır. Kolunu kaybetmiştir. Durumu da göz önünden bulundurulmalıdır. Beraatına karar verilmesini talep ederiz” diye konuştu.

ERŞAN ÖZTÜRK’ÜN AVUKATI: TAKSİR DÜZEYİNDE BİLE SORUMLULUĞU YOKTUR

Erşan Öztürk’ün avukatı Yunus Kartal da müvekkilinin işveren vekili olarak sorumlu olmadığını, bu sıfatta bir işi yapabilecek eğitiminin de bulunmadığını söyledi. Sanık Kartal’ın ustabaşı olarak görev yaptığına işaret eden Kartal, “Taksir düzeyinde bile sorumluluğu yoktur. Patlama Çin mahallesinde olmuştur. Öztürk’ün orada bir görevi yoktur. Bu bakımdan beraatını talep ediyorum” dedi.

Yaşar Coşkun’un avukatı Asena Aslan Burak ise söz konusu fabrikanın yaklaşık 200 çalışanı olduğunu, ancak bu davada 40 kadar şikâyeti devam eden işçi bulunduğunu belirterek şunları söyledi:

“Madem bu fabrikada ihmaller, işçilere baskı ve onların üzerinden geçinilmesi durumları var, neden 200 işçi de şikayetçi değil? İşçilerin fazla mesaiye dair alacağı olmayan bir fabrikadır burası. İşçilerin hakları da sonuna kadar da korunmuştur. İçinde hukuka aykırılıklar olan bu mütalaanın baştan aşağıya değişmesi lazım. Lehe olacak delillere yer verilmemiş, görmezden gelinmiştir. Şimdi bu yargılamaya adil denilemez. Müvekkilim patlamanın sabotaj olduğunu bize söyledi. PKK’nın patlamadan sonra yaptığı sosyal paylaşımlar incelenmedi. Müvekkilim açısından bilinçli taksirden cezalandırmaya ilişkin tüm iddiaları çürüttük. Patlama nedenini bulamadan mahkûmiyet için hüküm veremezsiniz ama beraat kararı verebilirsiniz. Basit taksirden öte de bir şey yoktur.”

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.