Gıda ve yemek dağıtım sektörünün önemli bir parçası olan motokuryeler, şu sıralar zor günler geçiriyor. Bir zamanlar ayda 200 bin lira civarında ciro yapan bu kuryeler, gelirlerinin düşmesi ve şirketlerin uyguladığı yeni “nakit tahsilat” sistemi nedeniyle sıkıntı yaşıyor. Müşteriden aldıkları nakit parayı anında belirli ATM’lere yatırmaları beklenen kuryeler, “Biz kurye miyiz, banka memuru mu?” diyerek isyan ediyorlar.
Yeni uygulama ile birlikte kuryelerin gelirlerinin azalması ve iş yüklerinin artması, sektörde büyük bir huzursuzluğa sebep oluyor. Önceki sistemde, kuryeler aldıkları nakit ödemeleri günlük ihtiyaçları için kullanabilirken, hafta sonunda şirketle mahsuplaşarak fazla tutarı yatırabiliyorlardı. Ancak yeni sistemle, her kuruşun ATM’ye yatırılması zorunlu hale geldi. Bu durum, kuryelerin karşılaştığı bazı zorlukları da beraberinde getiriyor.
Öncelikle, kuryeler sürekli ATM aramak zorunda kalacak ve bu da ekstra yakıt masrafı anlamına gelecek. Ayrıca, günlük ihtiyaçlarını bu nakit gelirden karşılayan kuryeler, artık fatura karşılığında gelecek ödemeleri beklemek zorunda kalacaklar. Müşterilerden alınan bahşişlerin de kayıtlara giremeyecek olması, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın dikkatini çekmiş durumda. Para üstü bulunamayan durumlarda yaşanacak iptallerin hem müşterileri hem de kuryeleri mağdur etmesi bekleniyor.
Ekonomik daralma ve kontrolsüz kurye sayısı artışı, aylık ciro rakamlarını da ciddi şekilde etkiledi. Bir zamanlar 200 bin lira ciro yapan kuryelerin gelirleri, günümüzde net 60-90 bin lira seviyelerine düştü. Birçok kuryenin vergi ve SGK borçları nedeniyle zor günler geçirdiği biliniyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergi borçları konusunda bir yapılandırmanın gündemde olmadığını net bir şekilde ifade etti. Kuryeler, fatura bularak vergi yüklerini azaltmaya çalışırken, denetim ve sistem baskısı her geçen gün artıyor.
Bu durum, motokuryelerin geleceği hakkında ciddi endişeler doğuruyor ve sektördeki belirsizlikler sürüyor.