Erdoğan’dan Aile ve Doğurganlık Üzerine Önemli Açıklamalar: “Geçmiş Tekrar Edilecek”

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile ve Nüfus On Yılı Programı kapsamında yaptığı açıklamalarda, aile yapısının toplum üzerindeki etkisine vurgu yaptı. Erdoğan, “Aile güçlü olduğunda toplum da güçlü olur” ifadeleriyle ailenin önemine dikkat çekti.

2007 yılında yaptığı “en az 3 çocuk” çağrısını hatırlatan Erdoğan, doğurganlık hızındaki düşüşe dikkat çekerek, “Bu süreçte yaptığımız uyarıların doğruluğu kanıtlandı ve o dönemde bizi eleştirenler, bugün haklılığımızı kabul etmek zorunda kaldı. Yarın tarih tekerrür edecek” dedi.

Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan başlıca noktalar şöyle:

“Aile müessesesinin önemini vurgulamak adına, artan tehditler ve tehlikeler karşısında ailelerin desteklenmesi gerektiğini belirtmek istiyorum. Bir milletin gücü yalnızca ordusunun, ekonomisinin veya teknolojisinin gücüyle ölçülemez; asıl güç beşiklerde büyüyen evlatlarda ve nesilden nesile aktarılan değerlerdedir. Aile ve Nüfus On Yılı Programı’mız, bu hedeflere ulaşmak için atılacak adımlara güç katacaktır.

Bugün, Aile Yılı kapsamında düzenlenen etkinliklerde ödül alan katılımcılarımıza ödüllerini takdim edeceğiz. Hepimiz birer anne babanın çocuklarıyız ve anne-baba olmamız ailelerimize borçluyuz. Aile, insanın en korunaklı sığınağı ve hayatın ilk öğreticisidir. Merhamet, sevgi ve kardeşlik duygularının ilk tohumları ailede atılır. Vatan sevgisi de ilk olarak ailede yeşerir. Aile, bireylerin güçlü olmasını sağlarken, dolayısıyla toplumun da güçlenmesine yardımcı olur.

Aile birliği, milletin birliği ile doğrudan ilişkilidir. Aile yapısı zayıfladığında, bireyler zayıflar ve toplum bu durumdan olumsuz etkilenir. Ailenin huzuru, milletin huzurundan ayrı düşünülmemelidir. Türk milleti, tarih boyunca aile bağları sayesinde varlığını sürdürmüş ve karşılaştığı zorlukların üstesinden gelmeyi başarmıştır. Vatanımızın anavatan olması ve devletimizin ana devlet olarak anılması tesadüf değildir.

Bugün, alışılmadık değişimlerin yaşandığı bir dönemde, 86 milyon insanın sorumluluğunu taşıyarak Türkiye’yi geleceğe hazırlama çabası içindeyiz. 2002 yılından bu yana bu hedef doğrultusunda mücadele vermekteyiz. 2007’de “En az üç çocuk” çağrımız, bazı kesimlerden tepki almasına rağmen, o dönemin getirdiği tehlikeleri gözler önüne sermekteydi. Bugün ise çağrılarımızın haklılığı kabul edilmekte ve bu durumun tekrar edeceğini öngörüyoruz.

Dijital çağ, aile yapısını dönüştürüyor ve ciddi zorluklar yaratıyor. Evlilik yaşı yükselirken, boşanma oranları da artış göstermekte. Bu durum, gelecekte doğurganlık oranlarının daha da düşmesine yol açabilir. Bu tespitler ışığında, Türkiye’yi yarınlara hazırlamak için gerekli adımları atmaya devam edeceğiz.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir